Danışmanlık ilişkilerinde sessiz bir çıkar çatışması vardır: danışmanın ticari çıkarı ilişkinin sürmesindedir, kurumun çıkarı ise kabiliyetin içeride oluşmasındadır. Bu çatışma konuşulmadığında, ilişki farkında olmadan bağımlılığa doğru kayar.
Bağımlılığın belirtileri
- Kurum, rutin bir raporu danışman olmadan üretemiyor.
- Modelin veya aracın nasıl çalıştığını içeride kimse açıklayamıyor.
- Yeni bir soruda ilk refleks, içeride tartışmak yerine danışmana sormak oluyor.
- Danışmanlık kapsamı her dönem biraz daha genişliyor ancak içeride yeni bir yetkinlik oluşmuyor.
Devir planı: sözleşmenin parçası olmalı
Devir, program sonunda yapılan bir eğitimle sağlanmaz. Baştan planlanması gereken bir tasarım unsurudur: hangi rol hangi ayda kurum çalışanına geçecek, hangi çıktı kim tarafından üretilir hâle gelecek, hangi karar artık danışmansız alınacak.
Devir planı olmayan bir program, kurumsal kabiliyet değil bağımlılık üretir.
Kıdemin gerçek anlamı
Danışmanlıkta kıdem, sunumun kalitesiyle değil; problemi ne kadar erken doğru tanımladığıyla ölçülür. Kıdemli bir bakış, çoğu zaman kapsamı genişletmez, daraltır: gerçekten önemli olanı ayırır ve geri kalanını bilinçli olarak dışarıda bırakır.
Bu nedenle bir danışmanlık teklifinin kalitesini değerlendirirken sorulacak iyi bir soru şudur: bu çalışmada neyi yapmayacaksınız ve neden?
Sonuç sorumluluğu
Tavsiye vermek ile sonucu sahiplenmek farklı iki taahhüttür. İkincisi, danışmanın uygulama aşamasında da masada kalmasını, kararın sonuçlarını birlikte üstlenmesini gerektirir.
Kurumlar bu farkı sözleşme aşamasında netleştirmelidir: bu çalışma bir değerlendirme mi, yoksa sonucu birlikte taşıyacağımız bir dönüşüm mü?
Bu yazı inefai'nin kurumsal görüşünü yansıtır. Genel bilgi amaçlıdır; kurumunuza özgü bir karar için mevcut durumunuzun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.